05

Eyl
2019

Dünyadaki değişim hızı hepimizi şaşırtmaya devam ediyor. Bu değişime nasıl ayak uydurabileceğimiz konusundaysa kafalarımız oldukça karışık. Fütürist Raymond Kurzweil, değişimin korkutucu hızını “Gelecek 100 yıl içerisinde 20 bin yıllık ilerleme gerçekleşecek” sözleriyle açıkça ortaya koyuyor. Her dalga yeni bir trendi hayatımıza getiriyor. Şu an odağımızın ne olması gerektiğini, gerçekten hangi trendi takip edersek kendimizi veya şirketimizi daha çok hazırlamış olacağımızı öngörmekte zorlanıyoruz. Bu değişim sürecinde genellikle şirketlerin çalışanları hazırlamak için nasıl yaklaşması gerektiğine odaklanıyoruz, ancak şirketlerin bu imkanları sağlaması her zaman mümkün olmuyor. Peki “Biz birey olarak neler yapabiliriz, kendimizi nasıl geliştirebiliriz”e odaklanmaya ne dersiniz?

Aslında hem iş yaşamımız hem de kendi gelişimimiz için hepimiz bir şeyler yapabiliriz, bu göründüğü kadar karmaşık veya zor değil. Önceliği anın getirdikleriyle barışık olmaya ve o an için yapılması gereken her neyse en iyi şekilde yapmaya verebiliriz, yani değişimi anksiyetik bir tepkiyle karşılamak yerine uyumlanmak ve değişimle ilerlemekle. Okuduğum bir makalede (her ne kadar başlığı milyoner olmak için yapmanız gereken şeyler olsa da 😊) insanın bütünsel gelişimi için yapması gerekenler anlatılıyor ve kim olduğumuz ve yaptıklarımızın kalitesinin tamamen bizim kontrolümüzde olduğundan, beklemenin veya şans dilemenin ötesinde aksiyonlar almamızın öneminden bahsediliyor. Vaktimizi nasıl geçirdiğimiz, işbirliklerimiz, kişisel gelişimimiz ve hedeflerimiz gibi birçok konuya nasıl yaklaşmamız gerektiğiyle ilgili öneriler de makalede yer alıyor. Bu noktada özellikle önemli olduğunu düşündüğüm birkaç şeyi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Değişimle birlikte ilerlemek için kendinize bu soruları sormanız ve bu konularla ilgili neler yapabileceğinizi düşünmenizi öneririm.

Gelirinizin ne kadarını kendi yaşamınızı iyileştirmek için kullandığınızı düşündünüz mü? Örneğin sağlıklı gıdalara, spora veya yaşam alanınızı iyileştirmeye; kitaplara, mentorluk veya koçluk almaya ne kadar ayırıyorsunuz veya ayırabilirsiniz? TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcaması 2018 verilerine göre eğitim, eğlence ve kültür harcamaları giderlerimizin en düşük payını oluşturuyor; eğitim hizmetleri harcamaları yüzde 2,3, eğlence ve kültür harcamaları yüzde 2,9. Kendi bütünsel iyiliğimiz için fırsatları ne kadar artırabilirsek ve değerlendirebilirsek hayatımızın olumlu anlamda dönüşümü için karşılığını fazlasıyla verebileceğini deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim.

Amerikalı girişimci ve yazar Jim Rohn’un da dediği gibi “Milyoner olmanın en büyük ödülü ne kadar para kazandığınız değil, milyoner olmak için dönüşmeniz gereken kişiliktir”. Peki siz gelirinizin ne kadarını kendi yaşamınızı iyileştirmeye harcıyorsunuz?


Devamını Oku